Gençlik aşısı 30 yaş sonrasında cildin nem ve dolgunluğunda sorunlar meydana gelen dönemde adeta bir kurtarıcı olacaktır. Sunulan bu imkan ile gençlik ışıltınızı yeniden kazanma imkanını yakalayabilirsiniz. Elde edilecek olan etkinin ne derece kendini göstereceği sizin günlük hayattaki alışkanlıklarınıza ve bakımınıza göre değişim gösterebilir. Özellikle günlük cilt bakımının temel olarak cilt tipinize ve genel sağlığınıza uygun olması gerekir.

İçeriğinde Neler Bulunuyor?

Gençlik aşısı denildiği zaman akla gelen ilk maddeler;

  • Hyaluronik asit, peptit, vitamin ve minareler

Bu unsurlar ile beraber cilt sağlığının yeniden kazanılması için bir fırsat yakalanır. Elde edilecek olan verimlilik bu şekilde en yüksek seviyeye çıkar.

Nasıl Bir Etki Sunuyor?

Gençlik aşısı sayesinde cildinizin eski esnekliğini yeniden kazandığını göreceksiniz. Kırışıklıkların oluşması çok daha geç olacaktır. Aynı zamanda cildinde kuruluk ve erken yaşta çizgilenme olan kişilerde de harika sonuçlar verecektir. Yaş ilerledikçe ciltte kolojen salgılanımı azalır. Bu da cildin genel dokusunda sorunlar meydana gelmesine neden olur.

Yaşlanmanın etkilerini ortadan kaldırmak ya da var olan etkileri azaltmak için bu imkana bir göz atabilirsiniz. Elde edeceğiniz verimlilik yüksek seviyede olacaktır. Tabi ki uygulamanın hemen öncesinde hangi unsurlara karşı vücudunuzun alerjik reaksiyon verdiği ile alakalı direkt olarak bilgi vermelisiniz. Uygulamanın içeriği buna uygun olarak değiştiriliri.

Kimlere Uygulanmaz?

Gençlik aşısı hamilelere ve süt veren annelere uygulanmamaktadır. Kemoterapi gören kanser hastalarına da uygulanmamaktadır. Bu kişilerde sunulan vitaminlerin ve minerallerin nasıl bir etki vereceği ile alakalı sıkıntılar meydana gelebiliri. Belirsizliğin riskinin alınmaması için bu kişilere uygulanması mümkün kılınmamıştır.

Hayat Düzeninizde Neleri Değiştirmelisiniz?

Gençlik aşısı kullanımının tek başına yeterli olmadığını da bilmelisiniz. Bu süreç içerisinde özellikle kişisel bakım rutininizde ve alışkanlıklarınızda değişime gitmelisiniz. Örneğin sadece doğal içerikli ürünlerin kullanılması tavsiye ediliyor. Bunun yanı sıra günlük su tüketim oranının da artırılması istenir. Beslenme ile cilt sağlığının yakından ilişkili olduğu net bir biçimde görülüyor. Bakım sonucunun çok daha net olması için bu detaylar da dikkate alınmalıdır.