Botolium toksin uygulaması botoks olarak da adlandırılır. Yüzde meydana gelen kırışıklıkların azaltılması ya da yeni kırışıklıkların ortaya çıkmasının engellenmesi için kullanılır. Bu alanda sıklıkla yanlış bilinen yılan zehri konusunda da açıklık getirmek gerekir. Bu kimyasal yılan zehri değildir. Laboratuarda üretilen bakteri kaynaklı bir toksindir. Belirli miktarlarda uzman kişiler tarafından uygulandığı zaman kırışıklıklar üzerinde olumlu etki yaptığı fark edilmiştir.

Kullanıma Nasıl Başlanmıştır?

Botolium toksin uygulaması konusu ile alakalı olarak en sık merak edilen unsur bu ürünün nasıl kullanılmaya başladığıdır. Botoks uygulaması migren hastalarının ataklarının daha hafif geçmesi için uygulanan bir tedaviyken bu hastalarda yüzde meydana gelen kırışıklıklarda bir azalma olduğunun fark edilmesi ile kullanıma başlanmıştır. İnce uçlu bir iğne yardımı ile yüze zerk edildiği zaman yeni kırışıklıkların oluşumunu engellerken var olan kırışıklıklarının da görünümünü azaltır.

Ne Kadar Sürede Uygulanır?

Bu uygulamanın ne kadar süreceği ya da acı verip vermediği de soruluyor. 10 dakikalık bir operasyonun sonucunda botoks uygulaması tamamlanmış olacaktır.

  • Kişilerin kısa biri zaman dilimi içerisinde genç bir görünüme sahip olması sağlanırken aynı zamanda bu sürecin olabildiğince acısız olması için de çaba sarf edilir. Çok ufak bir iğnenin derinizi ile temas etmesini hissetmeyeceksiniz dahi. Bu noktada dilerseniz öncesinde belirtilen bölgelere soğuk kompres uygulanmasını da talep edebilirsiniz.

Yan Etkiler Var Mı?

Uygulama uzmanlar tarafından ölçülü bir biçimde uygulanırsa herhangi bir sorun meydana gelmeyecektir. Yan etkiler olmaksızın sorunsuz ve nitelikli bir biçimde süreci devam ettirmeniz mümkündür. Özellikle mimiklerin zarar görmemesi için uygulanacak olan dozun çok dikkatle seçilmesi gerekir. Yüzde ifade bozukluklarının meydana gelmemesi için bu şarttır.

Etkisi Kalıcı Mıdır?

Botolium toksin uygulaması kalıcı bir etkiye sahip değildir. Bu uygulamanın dozuna göre 6 aydan bir seneye kadar değişim gösteren bir süreç olacaktır. Düşük dozlarda uygulanan seanslarda ise sıklık daha da artabilir. Bu alanda henüz tecrübe sahibi olmayan kişilerin en azından etkilerin daha ön görülebiliri olması adına düşük dozlarda uygulama sunmasının daha mantıklı olacağı da belirtilmelidir.